sağlık psikolojisi nedir?


Sağlık psikolojisi hastalıkların hem nedenleri hem de tedavisinde zihnin rolü olduğunu vurgulayan beden-zihin ayrımını reddederek sağlıklı olmaktan hastalığa ve hastalığın tedavisine kadar tüm süreçlerin yalnızca fiziksel modellerle değil bireyi bir bütün olarak kabul eden bir yaklaşım önermektedir.

Sağlık psikolojisinin amaçları:

-Hastalığın kökenini araştırırken davranışların rolünün değerlendirilmesi

Koroner kalp rahatsızlıkları, sigara kullanımı veya sağlıksız beslenme davranışları ile ilgilidir. Bu davranışların nedenlerinin araştırılması ve davranış değişikliklerinin sağlanması psikoloji disiplininin çalışmaları ile sağlanabilir.

-Psikolojik ve fizyolojik süreçlerin etkileşiminin değerlendirilmesi

Stres fizyolojik değişikliklere yol açar, bağışıklık sistemini zayıflatır hastalığı tetikleyebilir veya artırabilir. 

-Hastalık yaşantısında psikolojinin rolünü anlamak

Hastalığın psikolojik sonuçlarını anlamak, hastaların olası depresyon ve kaygı gibi olumsuz duygulanımlarının düzenlenmesinde ve hastaların hastalığı kabulünün sağlanmasında etkilidir.

-Hastalığın tedavisinde psikolojinin rolünün değerlendirilmesi

Psikolojik faktörler hastalığın tedavisinde önemlidir. Hastaların streslerini azaltmada tedaviye olan uyumlarının sağlanmasında etkilidir.

-Sağlıklı davranışları teşvik etmek  ve hastalığı önlemek

sağlık davranışlarının kazandırılmasında ve sürdürülmesinde psikolojik müdahaleler uygulanabilir.


Bir Başkadır

 


Herkes görülmeye, duyulmaya ihtiyaç duyar mı?

Görülmemek duyulmamak anlaşılmamak da bir ihtiyaç mıdır?

Hiç birinin sizi anlamasından korktuğunuz oldu mu? Gizlenme ihtiyacı duydunuz mu hiç?

Anlaşılma ihtiyacı herkes tarafından kabul edilen doğal bir ihtiyaçken, anlaşılmamaya kişi neden ihtiyaç duyar?

Kişiler benliklerini tehlikeye sokan durumlardan kaçınma eğilimindedirler. Anlaşılmak, duyulmak, görülmek kişi tarafından bir tehdit olarak algılandığında benliğini korumak isteyen kişi anlaşılmamak ister.

-‘’24 geçiyor mu burdan?’’ Meryem’in anlaşılmama savunması mekanizması olarak çıkar adeta karşımıza.

Anlaşılmak onun için korkutucu bir deneyim olarak kodlanmıştır, gündeliğe gittiği kişiye duyduğu duygusal yakınlığın bilinmesi, duyulması, anlaşılması onun için tehdit olarak görülmektedir. Sadece Sinan'a olan duyguları değil Meryem diğer tüm duygularını yok saymayı öğrenmişti.

Peki neden veya nasıl? 

Aslında bu durumu anlamak için hikayeyi en başa sarmalı...

Erken dönem deneyimleri bireyleri hayatları boyunca takip eden kodlara dönüşebilir. Bebeğin ihtiyaçları bakım veren tarafından karşılanırsa bebek ihtiyacını ifade ettiğinde bunun çözüleceği karşılanacağı ile ilgili bir algı oluşturur. Anne veya babası iyidir, insanlar iyi ve güvenilirdir. İlerde de bu inanç devam ettirilir bir sorun olduğunda bir ihtiyacı olduğunda bunun diğerleri tarafından anlaşılıp karşılanacağı, problemin çözüleceği inancını ile kişi kendini ifade eder.

Fakat eğer bu ihtiyaçlar bakım veren tarafından karşılanmazsa çocuğun problemi çözülmezse çocuk sorunu daha üst bir seviyeye taşır ancak yine karşılanmaz görmezden gelinirse çocuk problemi yok saymayı öğrenir. Çocuk yakınlık istediğinde bu ihtiyaç karşılanmıyorsa çocuk yalnızlığı arzulamayı, diğerlerine ihtiyaç duymamayı tercih eder ve öğrenir. Birine ihtiyaç duymak, yakınlık istemek kişide huzursuzluk yaratır, çünkü ihtiyacının karşılanmayacağına inanır.

Gülseren Budayıcıoğlu ‘’kader motifi’’ olarak ifade ettiği kavramda bireylerin çocuklukta öğrendiği bu örüntüleri tıpkı bir yazılım gibi ileriki yaşlarına nasıl uyguladığını açıklar. Bakım veren tarafından yakınlık ihtiyacı karşılanmayan reddedilen çocuk ilerde de yine reddedileceği suistimal edileceği, değersizleştirileceği ilişkiler yaşama eğilimindedir. Tanıdık olanı alır ve kabul eder. Bildiği yoldan gider kişi, sevilmemeyi, değer verilmemeyi öğrenmiştir yalnızca onu biliyordur çünkü.

Gel gelelim bizim Meryem’e…

Meryem’in bayılmaları bastırdığı duyguların, yok saydığı duyguların bedeninde yarattığı gerginliğin dışa vurumu olarak kendini göstermişti. Bu sebeple psikoloğa gitmeye başlamasıyla bayılmaları azalmış Meryem duygularını terapi ortamında açığa vurma olanı bulmuştur. Meryem’in kimseye kendine bile ifade edemediği duygusunun terapist tarafından anlaşılmış olması onda terapötik bir etki yaratmıştır. 

 

En mutlu insanlar belki de

baca temizleyicileridir
öyle dar, öyle kara karanlık bir yerdedirler ki
yüreklerini geniş, dayanıklı
aydınlık tutmak zorundadırlar
buna yükümlü sayarlar kendilerini.
Baca temizleyicileri başkalarını sevmekle kalmaz
başkalarınca sevilirler aynı zamanda
çünkü herkesi düşünmeyecek kadar mutlu
herkes tarafından düşünülmeyecek kadar mutludurlar.